entertainments

‘Her zaman haksızlığa karşı olmayı tercih ettim’

Written by admin
[rotated_ad]
class=”medyanet-inline-adv”>

15 Eylül 2003’te ABD’ye yapılan 11 Eylül (2001) saldırısından sonra The New Yorker dergisi bir habere yer verdi. Gürbüz Doğan Ekşioğlu işinizden uzak durun. Kapağı gören ünlü yazar susana sontagi, Gürbüz Doğan Ekşioğlu için dergiye şu mektubu yazıyor: “Sevgili David (The New Yorker editörü), 15 Eylül’ün kapağını görünce nasıl şok oldum, gözyaşlarımı tutamadım anlatamam. Güçlü? Keşke bilseydim. Çok hareketliydi; hem incelikli hem de doğrudandı (çok zor bir görev). Susan’ı seviyorum.” Şöhreti sınırları zorlayan grafik sanatçımız Gürbüz Doğan Ekşioğlu, kariyeri boyunca Susan Sontag’ın dediği gibi incelikli ve doğrudan işler üretti. Işığa, insan haklarına, adalete, umuda ve barışa olan inancını eserlerine yansıttı. Bazen kediler, kuşlar ve ağaçlar eşlik ediyor yolculuğuna, bazen kitaplar, saatler… Geriye dönüp baktığımızda başarılar ve ödüllerle dolu bir kariyer görüyoruz. Yeni sergisi ‘Karma’ için röportaj yaptığımız Ekşioğlu, “Başarı yürümek, çekmek, sürekli çalışmak gibidir” diyor…

class=”medyanet-inline-adv”>

'Her zaman haksızlığa karşı olmayı tercih ettim'

* Çok etkileyici bir sözünüz var. “Bilincimi sanatımda ortaya koyuyorum” diyorsunuz. Kariyerinizin başlarında yaptığınız bilinçli bir seçim miydi?

Sanat yapan insanlara, sanatçılara baktığımda kendi karakterlerinin eserlerindeki yansımalarını görüyorum. Haksızlığa karşı olmayı her zaman tercih ettim; Bu seçim bilinçli değildi, içgüdüsel olarak bu yönde eserler ürettim. Çizgi filmlerle ilgilenmiyorum.
bu nedenle. Karikatür, var olan çelişkilere mizahi bir üslup ve keskin bir zekâ katan bir muhalefet sanatıdır.

* Bir yanda gündemin acı gerçekleri, diğer yanda doğanın büyüleyici dünyası. Her ikisini de yapıtlarınıza yansıtmakta bir sanatçı olarak zorluk yaşadınız mı?

Sanat bir sohbetmiş gibi üretilir, bir iç konuşmanın dışa yansımasıdır. Konuşma, tıpkı sanat gibi, yaşadığımız olaylara ve temalara göre şekillenir. Sanatçı, yaşamın olumlu ve olumsuz yönlerini gözlemler ve bunları üretimlerinde ifade eder.

class=”medyanet-inline-adv”>

* Kariyeriniz önemli başarılarla dolu. Peki başarı sizin için ne ifade ediyor?

Başarı yürümek gibidir.
Sürekli çalışmak, adım atmak, merdiven çıkmak gibi… Yukarı çıktıkça perspektif genişler. Manzara güzel görünse de,
Bir de yorgunluk var.

'Her zaman haksızlığa karşı olmayı tercih ettim'

* Bu yıl SSM’de David Hockney’nin iPad çizimlerinden oluşan sergiyi ziyaret etme fırsatı bulduk. Facebook ile başlayıp Instagram ile devam eden tablet ve cep telefonu çizimleriniz de var. Teknoloji size ne verdi?

Teknoloji bana hız verdi. Klasik teknikle dört beş günde yapabildiğim, bir çizim programında yarım saatte yapabildiğim ve sosyal ağlar üzerinden tüm dünyaya iletebildiğim bir iş. Tabii malzeme ile ürettiğimiz işlerin görsel etkisinin dijital eserlere göre daha özgün ve etkili olduğunu söylemeliyim.

class=”medyanet-inline-adv”>

Bir yaz sergisi…

* Brieflyart’taki yeni serginizde bizi neler bekliyor?

Hiç aklıma gelmeyen sürpriz bir sergiydi. Bilirsiniz, yaz maruz kalma için ölü bir mevsimdir, herkes tatildedir. Kısacaart yeni bir galeridir. Sahibi ve yöneticisi Baran Çuroğlu, “Yaz sergisi açalım” dedi. En sevdiğim eserlerin yer aldığı sergi, bir ‘güzel sanatlar baskısı’ndan (%100 pamuktan yapılmış Hahnemühle kağıdına yüksek pigmentli bir boya ile yapılmış baskı) oluşuyor. Baskının güneşte bırakılsa bile 200 yıl boyunca solmayacağı garanti ediliyor. ) ve az sayıda özgün eser. Bazı güzel sanatlar baskıları orijinal baskı olarak numaralandırılmış ve imzalanmıştır. Çoğu, baskılar artı boya ile yapılan baskıyı gözden geçirerek oluşturulan orijinal eserlerdir.

class=”medyanet-inline-adv”>

* Ünlü karikatürist Ali Ulvi Ersoy ilk sergisini ziyaret edenler arasında. Yeni nesilden takip ettiğiniz sanatçılar var mı?

Güzel sanatlar kolejinde asistan olarak başladım ve 41 yıl bu güne kadar çalıştım. Yeditepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde görevime devam etmekteyim. Önemli sanatçılar arasında çok sayıda öğrencim var. Ayrıca farklı fakültelerden mezun olmuş ya da hiç eğitim almamış birçok sanatçı var ve onları gördüğümde hayranlıkla izliyorum. Bu nedenle isim vermek haksızlık olur.

* Küçükken kendi oyuncağınızı yaparsınız, böylece yaratıcılığınız gelişir. Günümüz çocukları ise paranın satın alamayacağı oyuncağın ne olduğunu pek bilmiyorlar. Yaratıcılık böyle bir ortamda gelişebilir mi?

class=”medyanet-inline-adv”>

Bizim kuşağımızda çok az oyuncak endüstrisi olmuş olmalı, çünkü plastik toplar ve bebeklerden başka oyuncak hatırlamıyorum. Kendi oyuncağımızı yapardık. Bir insan bir şeyi yaparsa, diğerini yapmaya çalışır. Aynı şeyi tekrar yaptığınızda daha iyi bir yönteme geçebilirsiniz. İnsan kusursuz yaratılmıştır. Artık malzeme teknolojisi ve teknolojisi ile hayal bile edemeyeceğimiz sonuçlar var. İnsan var olduğu sürece yaratıcılık da olacaktır.

'Her zaman haksızlığa karşı olmayı tercih ettim'

11 Eylül saldırılarının ardından The New Yorker’ın 15 Eylül 2003 tarihli kapağında Gürbüz Doğan Ekşioğlu’nun bir çalışmasına yer verildi (sağda).

Kalabalığın kaldırımı yerine patikadan yürüyorum

* Moda olarak kentin son yıllarda yaşadığı baş döndürücü değişimi nasıl değerlendirirsiniz?
Kadıköy’e gelenlerin yüzde 90’ı genç nesil, istedikleri hayatı yaşayabiliyor. Metro, metrobüs ve feribot gibi ulaşım araçları ile rahatlıkla ulaşılabilmektedir. Moda’nın plajları geceleri ve hafta sonları doluyor. Çoğu zaman kalabalıktan dolayı kaldırımda değil araba yolunda yürüyorum. En büyük sorun park. Bazen park edecek bir yer bulmak için yaklaşık 40 dakika yürüyorum. Bulamayınca özel otoparka bırakıyorum. Belediye soruna bir çözüm bulamadı.

'Her zaman haksızlığa karşı olmayı tercih ettim'

Kediler, adımlar, saatler.

* Üretimlerinizde genellikle kullandığınız konseptler vardır. Bazılarının sizin için ne anlama geldiğini öğrenebilir miyiz?

Ocak 1992’de The New Yorker dergisinin kapağında yer alan kedi ve kupa ile yaptığım çalışmadan sonra ortaya çıkan bir tema, kediler
İlgiyi görünce devam etti. adımlarkendimi içinde bulduğum koşullardan bir basamak, bir basamak çıkabilme duygusunun yansımasıdır. o zaman Zamana gelince hep merak etmişimdir ve saatin şeklini de çok severim. Eşit uzaklıkta sayısal rakamlar, akrep ve yelkovanı ile mükemmel bir grafik tasarımdır. ağaçlar, Karadeniz bölgesinde doğup büyümüş olmanın etkisi olabilir. Ordu sahilinde yürürken uçsuz bucaksız denize bakıyordum. Bazen küçük bir tekne bile yoktu. oyuk Belki de bu yüzden sevmiyorum.

'Her zaman haksızlığa karşı olmayı tercih ettim'

Ekşioğlu’nun The New Yorker’ın 6 Ocak 1992 tarihli kapağındaki çalışması (üstte).

'Her zaman haksızlığa karşı olmayı tercih ettim'
'Her zaman haksızlığa karşı olmayı tercih ettim'

'Her zaman haksızlığa karşı olmayı tercih ettim'

'Her zaman haksızlığa karşı olmayı tercih ettim'

[rotated_ad]

About the author

admin

Leave a Comment