entertainments

Bir Misyona Bağımlı Olmak – Kitap Sanatı Haberleri

Written by admin
[rotated_ad]

Oluşturulma tarihi: 05 Ağustos 2022 11:31

Bir insanın hayatına bu kadar dürüst ve cesaretle bakabilmesi her yazarın kolayca elde edebileceği bir beceri değildir. Danimarkalı yazar Tove Ditlevsen’in ‘Kopenhag Üçlemesi’nin son halkası olan ‘Bağımlılık’ bunun açık bir örneğidir.

class=”medyanet-inline-adv”>

Yüzlerce yazar kendi çocukluklarından başlayarak büyüme temasını işleyen öykü ve romanlar yazmıştır. Ama muhtemelen çok azı çocukluğu şöyle bir cümleyle tanımlamıştır:Çocukluk Tabut gibi uzun ve dar, tek başına çıkmak imkansız.”
Danimarka edebiyatının en saygın yazarlarından biri DitlevsenBu cümle otobiyografik ‘Kopenhag Üçlemesi’nin ilk kitabı olan ‘Çocukluk’ta geçer. Bu karamsar görüşe rağmen yazar, ağabeyi Edvin ve anne ve babasıyla yoksul bir mahallede geçen çocukluk yıllarını anlatırken ilk cümlesi için ‘umut’ kelimesini seçmiştir. Çünkü hayat her zaman umutla başlar…
Tove Ditlevsen, çocukken şiire ilgi duyan ve çok genç yaşta yazmaya aşık olan bir kadındır. Üçlemenin ilk kitabında anlattığı çocukluğuna derin bir hüzünle yaklaşır. Ditlevsen’in ‘Çocukluğu’ oldukça melankolik ve bu dönemdeki hayal kırıklıklarının tüm yaşamı boyunca insanoğlu üzerindeki etkisine dikkat çekiyor. Tutkusuz bir evlilikle kurulmuş işçi sınıfından bir ailenin kızıdır ve sönmüş hayallerde ekonomik sıkıntılar da yaşar. Ancak Ditlevsen’in kalemi, herhangi bir sömürü olmaksızın oldukça akıcı ve gerçek. Kitap elinize geçer geçmez biter.
Üçlemenin ikinci kitabı.Gençlikİçinde 15-16 yaşındaki bir kızın sığmadığı aile evinden ayrılarak kendi hayatını kurma ve bir şair olarak değerini kanıtlama çabasına tanık oluyorsunuz. ‘Gençlik’ hepimizin aşina olduğu samimi bir tarza sahip: Kendini arama, bir hedef belirleme ve ona her türlü zorlukla yaklaşma çabası. ‘Çocukluk’ daha çok duygulara odaklanırken, ‘Gençlik’ eylem ve arayışla ilgili bir metindir.
İlk iki kitaba göre karanlık bir tünele girdiğimiz üçlemedeki son halkanın adı ‘Bağımlılık‘. Kitabın orijinal adı, Danca’da ‘evli’ anlamına gelen ‘Hediye’dir. Ama kitap; Yazarın hem kendi arayışını hem de fiziksel ‘bağımlılığını’ vurgulayan İngilizce başlık açıkça seçilmiştir.
İkinci kitabın sonunda ise ilk kitabını yayınlamayı başaran Tove’yi bu kez ilk evliliğini yapmış olarak buluyoruz. Kendisinden çok daha yaşlı ve kültür dünyasından etkilenen bir yayıncı olan Viggo F. ile evliliği, arayışını tatmin edemedi. Hayatına yeni romanlar, yeni ilişkiler, yeni evlilikler getiren Tove, bir süre sonra derin bir kuyuya düşer. Metin biraz ağırlaşıyor, tıpkı Tove’nin uyuşturucu bağımlısı olduğu andaki hayatı gibi. Yazarın zaten akıcı ve samimi üslubu, önceki kitaplarından daha derin bir dürüstlükle karşılanıyor. Üç kitap boyunca yazarla kurduğumuz başarılı empati sayesinde, içine düştüğü karanlığı hissediyoruz.
Ditlevsen, kadınsı kimliği, geçmişine yaptığı cesur yolculuk sırasında yeniden keşfedilen bir şeye dönüştürüyor. Aynı zamanda bir insanın hayatının tüm evrelerinde kendi iç dünyasında yaşadığı büyük yıkıma otobiyografisi eşliğinde tanık oluyoruz. Bir süre sonra bu kendimizle yüzleşmeye dönüşüyor. İnsanın amaçlarına ulaşma çabasının en zor yollardan biri olduğuna bir kez daha inandık. Çocukluğunu ya da gençliğini istediği gibi yaşayamayan, sadece yazan bir kadınla ilk defa karşılaşmıyoruz.
Tove Ditlevsen, Monocle Literatür sayesinde geç de olsa Türk okuyucular tarafından keşfedildi. Monokl, her üç kitabı da orijinal dili olan Danca’da Leyla Tamer’in çevirisiyle sundu. Yazarın şiirsel üslubuna tam olarak uyan tatmin edici bir çeviri. Bu bakımdan hem kendisini hem de yayıncıyı tebrik etmek gerekir.

BAĞIMLILIK

bir arayış bağımlısı


Ditlevsen
Çeviren: Leyla Tamer
Monokl Edebiyat, 2022
128 sayfa.

[rotated_ad]

About the author

admin

Leave a Comment