entertainments

Wittgenstein’ın Tanıklığı – Kitap Sanatı Haberleri

Written by admin
[rotated_ad]
class=”medyanet-inline-adv”>

1946 yılında Karl Popper Louis Wittgenstein büyük bir skandala neden oldu. Popper, ‘Açık toplum ve düşmanları’ adlı kitabı vesilesiyle çok popülerdi. Kitap temelde komünist rejimlerin felsefi temellerinin bir eleştirisiydi. Böyle bir ortamda Popper, Russell ve Wittgenstein’ın da katıldığı bir ortamda ‘Felsefi bir sorun mu var?’ başlıklı bir çalışma sunuyor.
Wittgenstein soruna şüpheyle yaklaşıyor, sunumun ardından Popper ve Wittgenstein arasındaki tartışma devam ediyor. Bir soba ya da şöminenin başında oturmaları gerekirken, Wittgenstein’ın elinde bir çift maşa var. Tartışma ‘etik durum’a kadar iniyor; Filozof Popper’a “ahlaki bir kural örneği verdiğini” söyler.
Bu olayı Popper’ın hesabından bildiğimize göre, onun Wittgenstein’a nasıl yanıt verdiğini dinleyelim:
“Söyledim: ‘Hoparlörleri bukle maşalarıyla tehdit etmiyorlar.’ Bunun üzerine Wittgenstein elindeki maşayı öfkeyle fırlattı ve kapıyı çarparak kapatarak odadan dışarı fırladı. Popper bunu hayatının geri kalanında kullandı. Daha sonra, olayın diğer tanıkları olanın Popper’ın anlattığı gibi olmadığını yazacaklar. Popper, özerk bir filozof olmadığı için bunu pek umursamıyor gibi görünüyor. Bağımsız filozof dediğimde, bir filozofun kendi felsefesinin temellerini dönemsel, yani tarihsel ve toplumsal sorunlardan bağımsız olarak kurduğu durumu kastediyorum. Sayınızı süreli yayının üzerine kurarsanız, o dönem geçtiğinde sorununuz da o dönemle birlikte geçer. Felsefe, tufandan sonra kalan kum gibidir veya olmalıdır. Bu şiir için de geçerlidir. Komünist rejimlerin çöküşüyle ​​birlikte Popper’ın popülaritesi de sona erdi.
Hoşgörüsüzlük durumu var. Burada önemli olan şudur: Wittgenstein’ın hoşgörüsüzlüğü hiyerarşik bir anlayıştan mı geliyor yoksa felsefi bir durum mu, yani zihnin hızlı çalışmasından mı?

class=”medyanet-inline-adv”>

Bu soruya ve Popper’ın suçlamasına cevap verebilecek durumlar üzerine filozof, Oets Kolk Bouwsma‘(1898-1978) bugün Türkçe’ye çevrildi’Wittgenstein’la Görüşmeler (1949-1951)’… ‘Wittgenstein ile Sohbetler’ Bouwsma’nın Wittgenstein ile yaptığı felsefi sohbet ve konuşmalardan sonra günlük olarak tuttuğu notlardan oluşmaktadır. Bouwsma, Wittgenstein’ı bir öğrenci olarak dinledi: “Nadastım ve Wittgenstein üzerime bir tohum gibi düştü.” [Ne kadar kıskandım bu benzetmeyi.] Filozof için şu notları aldı: “Bir kule gibi, yüksek ve bağımsız, kimseye yaslanmaz. Kendi ayakları üzerinde duruyor. O kimseden korkmaz. Kimse bana zarar veremez. Ama diğerleri ondan korkuyor.” Wittgenstein 29 Nisan 1951’de öldü. Bouwsma’nın günlükleri, filozofun ölümünden hemen önceki yılları ve günleri kapsar; Günlük için son tarih ’16 Ocak 1951′. Ancak günlük, Bouwsma’nın ölümünden sonra 1986’da yayınlandı.
‘Wittgenstein ile Sohbetler’de de en önemli şey, yine çok önemli olan konuşmaların içeriği değil, daha da önemlisi Bouwsma’nın Wittgenstein hakkındaki gözlemleridir. Bu gözlemlerden biri, filozofun “herhangi birini korkutmak için yeterli yoğunluk ve aciliyetle” gittiğini belirtir. Wittgenstein, Bouwsma’nın sorularına çabucak yanıt veriyor ve her seferinde sorunun özüne iniyor. Diğeri, “Wittgenstein’ın boş konuşmaya ve anlam belirsizliğine tahammül edememesi” ile ilgilenir. Felsefenin ayırt edici özelliği açıklık ise, muğlaklık/çok anlamlılık da edebiyatın özelliğidir. Aslında Bouwsma, Wittgenstein’ın notlarına şunları ekledi: “Shakespeare üzerine dersler vermek ve lirik şiirleri çevirmek hayal bile edilemez, kötü işler.”
Elbette Wittgenstein’ın durumunu biyografilerinden anlamak mümkün. Ama biyografi bir anlatıdır. Bouwsma bir ifade verir.

class=”medyanet-inline-adv”>

Wittgenstein'ın tanıklığı

WITTGENSTEIN İLE GÖRÜŞMELER
(1949-1951)
Oets Kolk Bouwsma
Çeviren Muhammed Emin Güzel
Vakıfbank kültür yayınları2022
120 sayfa.

[rotated_ad]

About the author

admin

Leave a Comment