entertainments

Zihin kendi şeytanı olur

Written by admin
[rotated_ad]

Herman Koch’un ‘Hendek’i eğlencesiyle okutacak, düşünceleriyle uzun süre akıllarda kalacak bir roman. Yılbaşı resepsiyonunda bir adamın karısının başka bir erkeğe gülümseyen yüzüyle bakması ile başlayan hikaye, kıskançlık ve güvensizlik hakkında güçlü bir metne dönüşür.

class=”medyanet-inline-adv”>

hollandalı yazar herman koch‘dünyayı tanıtan kitap’Akşam yemeğiTürkçe’de de aşinayız. Roman yayımlandığı tüm ülkelerde haftalarca en çok satan kitap listelerinin başında kaldı, olumlu eleştiriler aldı ve daha sonra 2012’de dilimize çevrildi. ‘Akşam Yemeği’nden beş yıl sonra Koch bu kez kitabıyla geldi. ‘Havuzlu Yaz’. İki romanı dünyada büyük yankı uyandırmış, yazar ise Türkçe edebiyat takipçilerinin radarına girmiş ama daha ileri gidememiştir. Her iki romanda da Koch, basit olarak algılanabilecek temalarla önemli ahlaki kırılmalar yapmış ve bunları büyük bir ironi ile okuyucularına sunmuştur. Romanlarda çok güçlü bir anlatıcı, komik bir adam ve tuhaf bir stilist ile karşı karşıyaydık.
Lale Şimşek Çalışkan’ın titiz bir çeviriyle yayınlanan yeni romanı’pes etmek, Koch önceki kitaplarında olduğu gibi aynı yolu izler. Artık buna Koch ailesi yol haritası diyebiliriz. Yine basit algılanabilecek bir konuyu gündeme getiriyor ve ironik perdelerle sarıyor. Sonuç olarak eğlencesiyle okutacak, düşündürdükleriyle uzun süre hatırlanacak bir roman yazar. Bir adamın karısının bir Yılbaşı resepsiyonunda gülümseyen bir yüzle başka bir adama bakması ile başlayan hikaye, derinlere iner ve okuyucuyu kıskançlık ve güvensizlik üzerine yazılmış en güçlü metinlerden biriyle karşı karşıya bırakır.
O adam Robert Walter. Amsterdam’ın sevilen belediye başkanı. Eşi, anlatıcının gerçek adını vermek istemediği ‘Sylvia’, gözlerinden ve zihninden aktığını gördüğümüz Walter’dır. Etkinlik, 26 Ocak’ta neden yapıldığı bilinmeyen bir Yılbaşı resepsiyonunda gerçekleşiyor. Walter, yıllardır mutlu bir şekilde evli olduğu Sylvia’nın, meclis üyelerinden biriyle sohbet ederken karısının başını arkaya attığını görünce kendisini aldattığını hisseder. Ve bu küçücük andan doğan duyguyla kendimizi belediye başkanının aklından geçenlerin içinde buluyoruz. Bu olay aslında romana bir davettir. Walter’ın dünyasına girerken daha birçok etkinlik bulacağız. Ancak bu basit “görünüm” Walter’ın tüm düzenini alt üst eder ve yazara bütün bir romanı inşa etmesi için gereken materyali verir.
Sonra babası sahneye çıkar. Kendisi ve annesinin 94 yaşına geldiklerini ve artık kötüleşen sağlıklarıyla uğraşmak istemediklerini, bu yüzden hayatlarını onurlu bir şekilde sonlandırmak istediklerini söylüyor. Daha sonra bir gazeteci sahneye çıkacak ve bunu geçmişinden bir fotoğrafla karşılaştıracak. Walter’ı siyasi sıkıntıya sokacak bu fotoğraf geliştirildiğinde, Koch’un kahramanını da içine aldığı üçgen tamamlanmış olur. Bu tam olarak Walter’ın hayatındaki ‘hendek’. Bunun için bütün bir roman gerekecek. Kurgusal anlamda her şeyin bulanık olduğu bir yapıdan netliğe doğru bir süreç olacak bu.
Aynı zamanda bir politikacı olan kahramanın ‘Hendek’teki konumu nedeniyle zaman zaman Hollanda’ya göndermeler var, ancak yazarın ulaşmak istediği nihai hedef bu değil. Koch’un bu romanda yapmak istediği, Walter’ın iç dünyasının doğru yansımalarını ortaya çıkarmak ve bize sorular sordurmaktır. Yazar, bazı sorunları olan bir adamın dünyasından, zihinde böceğe dönüşen kıskançlığın, beynini kemiren güvensizliğin hikayesini anlatıyor. Görünüşte istikrarlı bir adamın kısa sürede korkularına ve şüphelerine nasıl daha da derine indiği, ‘Hendek’in okuyuculara sunduğu gerçek tablodur.
Koch bir röportajda, “Bu, gerçekliği ele geçiren, korkular ve şeytanlar hakkında bir kitap” dedi.
Şunu ekleyebilirim: ‘Siper’ daha çok insan zihninin nasıl onun iblisi haline geldiğiyle ilgili. Koch’un asıl başarısı, bunu ironi ile ve üsluptan ödün vermeden yapmasıdır.

AYRILMAK

Kendi şeytanı haline gelen zihin

herman koch
Çeviren: Lale Şimşek Çalışkan
Yapı Kredi Yayınları, 2022
236 sayfa.

[rotated_ad]

About the author

admin

Leave a Comment