Sports

Trabzonspor Başkanı Ahmet Ağaoğlu: Tarih kıstırılmalı

Written by admin
[rotated_ad]

Trabzonspor Kulübü Başkanı Ahmet Ağaoğlu, Trabzonspor’a olan borcunun çok büyük olduğunu belirterek, “Sanırım bu borcu ödeyemeden bu dünyadan öleceğiz” dedi.

Ağaoğlu, Trabzonspor dergisine verdiği röportajda, çok sıkıntılı bir dönemde çalışmalara başladıklarını, ancak Trabzonspor’un her koşulda türbülans yaratabilecek bir dinamiğe sahip olduğunu bildiklerini düşünerek bu konuma geldiklerini anlattı.

Çok sevdiği ve çok sevdiği Trabzonspor’un daha sonra boy gösterdiğini belirten Ağaoğlu, şöyle devam etti:

“Ancak çok kazandık. Her şeyden önce taraftarımızı geri kazandık. Özellikle genç nesli kazandık. Bugün 7-18 yaş grubuna baktığımızda ciddi bir hayran kitlemiz var. Ayrıca bu tutkuyla kulübe adanmış bir hayran kitlesidir. Henüz şampiyon olamayacağı algısına rağmen, kulübüne tutkuyla bağlı olan inanılmaz bir kitle vardı. Dolayısıyla mutlulukları çok ama çok önemliydi.” Bu başarının tecrübesi aslında şampiyonluktan çok daha fazlasını ifade ediyor: bu takım ‘yaptı’, ‘geçmişte yaptı’, ‘tekrar yapacak’. Bu şampiyonluk ‘yine yapacaksın’ fitnesini yaktı.

Ağaoğlu, “Trabzonspor’da yapacağımı yaptım, ne başkan var ne de teknik direktör” diyen Ağaoğlu, “Benim için borcumu ödedim diye bir şey yok. Bu kulübe çok şey borçluyum. Tüm borcu ödeyemeden bu dünyayı terk edeceğiz. Herkesten helallik istendiği yerde kendim için söylüyorum. Şahsen ben Trabzonspor’un benden helallik istemesini isterim. Çünkü bize çok şey verdi. Hizmet verdiğimiz yapı sıradan bir yapı değil. Hizmet verdiğimiz yapı Trabzonspor’dur. Ancak bu yapıya giriyorsunuz. Zamanın büyüklüğünü anlayabilirsiniz.” dedi.

“BAŞARIDAN UZAK OLDUĞUNDA, GİTMEYE VE MİKRO HİKAYEYE GEREK YOK”

Trabzon merkezli bir futbol dünyasının oluşturulmadığını belirten Ağaoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“İşte Trabzon’a dayalı bir futbol dünyası var. Trabzon’a dayalı bir futbol dünyası yaratılmaz, yaratılmak istenmez. Trabzon futbolu bir fenomendir. Futbolun bu ülkede oynanmaya başladığı günden beri var.Artık kimin kazanacağı önemli.Bunu yaparken camiamıza, kulübümüze ve ülke futboluna ne katıyoruz.Böyle görüyorum bugün, Başarıdan uzaklaşmaya başlayınca tarihe bakmaya ve tarihle oynamaya başlıyorsunuz.Köklerim zaten belli.1967’de Federasyon Başkanı Orhan Şeref Apak ve ayrıca Hasan Polat’ın Trabzonspor’u Trabzonspor’un desteğiyle kuruldu. .Ondan önce bu kulüpler Trabzonspor’un temel bileşenleridir.Bu kulüplere derinlemesine baktığınızda 20.yüzyılın başlarına, hatta Birinci Dünya Savaşı’ndan önceye kadar uzanıyor.Alıp da götürmenize gerek yok. burada başka bir yer, ama görebiliriz Tarih. Bunu genç nesillere anlatabilmeliyiz. Bunu çok önemsiyorum.”

“TRABZONSPOR BUZ berg’in GÜCÜNÜ SEVİYORUM”

Yıllardır cemaat içinde yaşama tecrübesine sahip olduğunu vurgulayan Ağaoğlu, şunları söyledi:

“Cemaati bilirsiniz, buraya bakarsanız 32 yıllık bir yönetim sürecim var. Cemaatin dinamiklerini daha iyi anlayabilirsiniz. Trabzonspor’un gücünü her zaman bir buzdağına benzetmişimdir. Büyük bir buzdağı var. altta görünen gücünden çok daha fazlası var.Ben öyle sanmıyordum onu ​​çok iyi tanırdım.Bu noktada bizim için en önemli güç Trabzonspor’un dinamiklerini kullanmaktı.Bunlar spor, finans, demografik ve idari dinamikler Her şeyi doğru yaparsanız, satılan 60 bin formadan satılan 280 bin formaya ulaşabilirsiniz. Veya forma alma gücü. 13-14 yaşında taraftar olmayan bir taraftarın olduğunu görmek sevindirici TS Club’dan eldiven alarak kendi sorumluluğunun farkına vardı. Bu dinamiği aktif hale getirdik.”

Ağaoğlu, rakipleriyle hiç kavga etmediklerini belirterek, “Bir kulüp başkanı çıkıyor ve iki üç aydır sürekli sizinle uğraşıyor. Bu noktada biz tartışmalara girmek istemedik ve kavgalar, doğru yerde durmaya çalıştık”.

“ŞAMPİYON OLDUKTAN SONRA HİÇBİR ŞEY HİSSETMEDİM”

Şampiyonluk sürecini yaşarken sorumlulukları olduğunu belirten Ağaoğlu, şöyle devam etti:

Algıyı ve camiayı yönetiyorsunuz. O yüzden taraftar olarak bu şampiyonluğu yaşayamadım. Zaten şampiyonuz dedim. Konya maçından sonra Şubat ayının ikinci haftasıydı, ‘bu işi bitirdik’ dedim. Ama her zaman toplumu temkinli tutmak gerekiyordu.Sonuçta bu yönetilmesi gereken bir şeydi, ben de Antalya’ya gitmeye karar verdim.Şampiyonluk maçını kazandığımızda pek bir şey hissetmedim.Biraz gergindim. Antalya maçının son beş dakikasında yaşanan gerginlik “Antalyaspor teknik direktörü saha kenarındaki ortamı gereksiz hale getirdi. Anladığım kadarıyla bir final maçı olacak ama seyirciyi tahrik edecek davranışları beni korkuttu. Gerginliğim” ‘bu maç iyi biterse’ gibiydi. Ondan sonra on dakikadan fazla bir şey hatırlamıyorum, on dakikalık bir kopukluk var. Tek hatırladığım on binlerce taraftar ve sahada büyük bir vızıltı. O an kopukluk, belki bu benim hissettiğim şampiyonluğa gitti Sorumluluk varken bir taraftarın neler yaşadığını deneyimleyemezsin.”

Ağaoğlu, ‘Başkan olmasaydınız taraftar olarak bu şampiyonluğu nasıl yaşardınız?’ Önce “Bir zamanlar ben de kafamdan sahaya atladım. Neden atladığımı bilmiyordum ama orada olma fikriyle atladım. Meydana yürüyerek ve şarkı söyleyerek gittim” gibi bir sorudan önce. marş ve ben de sabah meydana gittik. Kesinlikle o enerjiyi fiziksel olarak boşalttı. 1984 şampiyonluğunu iyi kazandım, o zaman bile araca bayrak asıp Bağdat caddesini dolaştım, üç beş taş yedim, arabanın camını kırdım, sonra geri döndüm ve Acıbadem’de iki tur daha yaptım. Ancak taraftar olmak ve yönetici olmak iki farklı şeydir. Beklentilerinizi karşılamak büyük bir zevkti” dedi.

[rotated_ad]

About the author

admin

Leave a Comment