entertainments

İstanbul: liriklerin üstünde altı destan

Written by admin
[rotated_ad]

Ercan Y Yılmaz’ın ‘Under Top İstanbul’u bir ‘trajedi senfonisi’. Apokaliptik bir anlatı olarak da okunabilir ama sadece okuma eylemiyle tanımlanabilecek bir roman değil, okuyucuyu ‘derinlerin sarhoşluğuna’ sürükler ve yürütür.

class=”medyanet-inline-adv”>

Doğa canlıları biricikliğine, büyüklüğüne ve yaratıcı olma görkemine göre bir yuva yapıp, bağrında uyutarak yaratırken, kendisine zarar veren toplumları ve kabileleri bana göre ‘kötü örnek’ oluşturmak için cezalandırıyor. intikam duygusu yerine gelecek nesiller için!
Şimdi değil, yavaş yavaş, bu ‘kötü örneklerden’ alınacak derslerle, doğayla olan akrabalığımız, ailemiz, hatta anne, baba ve çocuk olarak ilişkimizin düzeleceği konusunda iyimserim. yaratılış efsaneleriyle uyuşmayacaktır.
Hiç şüphe yok ki araştırılıyor, başka yazarlar ve kitaplar var ama ben okuduklarımdan ve bildiklerimden bahsedeyim, başkaları da ekleyebilir. Doğaya en uygun, doğal diyelim iki anlatı vardır, iki yazı vardır, birincisi destan, ikincisi şiirdir. Bir anlamda, varoluş halleri gibi epik ve liriktir.
Doğa öyle dedi! O’nun emirlerini yerine getiren, dinleyen ve gönül verenler bir gelenek oluşturmuşlardır. Yaşar Kemal, ağacın ruhunu yazının ruhuna üfleyerek, adını üç defa kulağına fısıldayarak bu geleneği başlatmıştır. Bu fısıltı Latife Tekin tarafından mırıldandı. Faruk Duman her zaman ve özellikle son çalışması olan bir üçleme, ‘Sus Barbatus!’ (YKY), kıyametin nefes kesen bir tasviri oldu ve şimdi Ercan Y Yılmaz‘s’yeraltı istanbulBir ‘trajedi senfonisi’ olarak, yazıdan duyulara ayrılmıştır.

class=”medyanet-inline-adv”>

Apokaliptik bir anlatı olarak da okunabilir ama ‘Altıüstü İstanbul’ sadece okuma eylemiyle tanımlanabilecek bir roman değil. Bu yüzden ‘trajedi senfonisi’ dedim. Aynı zamanda üç orkestra farklı eserleri diğerlerinde olmayan enstrümanlarla yorumluyor ve görünüşte kaotik ya da uyumsuz bu yapıda okuyucuyu ‘derin bir sarhoşluğa’ sürükleyerek yürütüyor. Çöküş var, Aydos’ta İnva var, direniş var, Taksim’de Gezi ve derleme var, Edip’in bu kitabı yazma serüveni.
‘Altı destan’dan oluşan, fazlasıyla lirik olan bu romanda Ercan ve Yılmaz, klasik müzik ve anlatı yolunda ilerlemeye niyetlenir, verdikleri ödülü değerlendirir ve size doğaya ve doğaya bir saygı duruşu olarak adlarının yarısıyla yolculuk eden trajediler sunar. tereddüt etmeden; Ağaçları, hayvanları, suları, yaprakları, günleri, mevsimleri konuşkan yapar. Gözlerini açık tutar, kendi kendine “açsan dünyaya düşersin” dese de bunu anlamak istediği için, anlatmak istediği için yapar. Belki de doğayı anlamak için dünyaya düşmeniz gerekir. Gözümüz böyle açılıyor. Bu nedenle roman, doğayı güzelleştirmez, İstanbul’la ilgili alışılagelmiş şikayet ve klişelere başvurmaz. Destan ve lirik veya epik ve şiir tarafından paylaşılan, aşağıdan yukarıya veya içten dışa doğru büyütülmüş yeni bir ‘yeni’dir. fetih anlatıyı inşa et. Şüphesiz bu çalışmanın ‘ironik’ sayılabilecek iki yönünden biri, yeni bir rejimi ‘yeniden fetih’ anlayışıyla güçlendirme ve belki de ikinci fatih olarak tarihe geçme arzusunun dayattığı karanlık zamanlar. . Diğeri ise işin adı, hiç de öyle olmasa da İstanbul’a ‘yukarıdan’ ibaresiyle yaklaşmanın ironisi. Belki de yazar biz okurlara İstanbul’un yukarısını ve aşağısını yeniden düşünme, farklı düşünme fırsatı sunuyor, kim bilir.

class=”medyanet-inline-adv”>

Arka kapağı ‘dünyaların anlatısı’ olarak adlandırılan kitap için ‘krallıklar’ çok yerinde bir tespit. Öyle ki icatlara, modifikasyonlara, oyunlara başvurmadan bu alemleri yazmak bile romanı dönüştürmüş ve sadece doğa anlatıları geleneğinde değil, İstanbul romanlarında da başka bir alana yerleştirmiştir. Mesela Burhan Sönmez’in ‘İstanbul’ romanlarıyla birlikte.
Ercan Y Yılmaz’ın hem kendisi hem de bir başkası için yazma yeteneği, şiir, tarih ve anlatı alanında yeni, taze ve özgün kitaplar ve yazarlarla bizi tanıştırdı. Yaşar Baba’dan miras kalan destan geleneğini alemlerin kapılarını aralayarak yerine getirme yeteneği ile birden fazla kez ‘Edip’ olarak karşımıza çıkar. . Bence.

class=”medyanet-inline-adv”>

İstanbul: liriklerin üstünde altı destan

ALTI TOP İSTANBUL
Ercan Y Yılmaz
İthaki’nin gönderileri2022
464 sayfa.

[rotated_ad]

About the author

admin

Leave a Comment