entertainments

Hayat suyunu arayan canlı müzik

Written by admin

ADVERTISEMENT

Canlı müzik sektörü ölüyor. Etiketlerinin yetersizliğinden şikayet eden müzisyenler, müzisyenlik mesleğinin tanımlanmadığından şikayet ediyor. Mekan işletmecileri ise aylık fiyat artışlarından bunaldıklarını söylüyor.

abone ol

Google Haberleri

Işıl ÇALIŞKAN

Pandemide yarasını derinleştiren canlı müzik sektörü, ekonomik krizin yanı sıra veto ve baskıların da gölgesinde ayakta kalmaya çalışıyor. Müzisyenlerden aydınlatma sanatçılarına, şarkıcılardan operatörlere kadar birçok işçi kendilerini zor durumda buluyor. Sadece müzik yaparak geçimini sağlayamayan işçiler arasında başka işler yapmak zorunda olanlar da var. Asıl sorunu müzisyenliğin profesyonel bir tanımının olmamasına bağlayan müzisyenler, mekana göre belirlenen plaket ücretlerinden geçimlerini sağlamakta zorlandıklarını söylüyorlar.

Saat 01:00’den sonra müzik yasağı devam ederken, küçük işletmeler için durum pek parlak değil. Aylık fiyat artışlarından şikayet eden canlı müzik mekanlarının işletmecileri tehlikede olduklarını belirterek, “Bir çok mekan 1-2 yıl önceki iş hacmini yapıyor. Üretim sürekli düşüyor” diyor. Sektör çalışanları ile neler olduğunu konuştuk.

100 DÜĞÜN VARSA ŞİMDİ 30’A İNDİRİLDİ

Solo sanatçı olarak çalışan 40 yaşındaki Erkan Sandık, Konya Akşehir’de yaşıyor. Pandemi ile başlayan sorunların halen devam ettiğini belirten Sandık, “Sadece düğünlerde sahne alabilirim. Düğünler de artık çok kısıtlı. Ekonomik zorluklar nedeniyle insanlar da düğün yapmaktan çekiniyor. Çünkü kimsede para yok. Pandemi öncesinde bir salonda 100 düğün yapıldıysa, şimdi sayı 30’a düştü” diyor. Sandık, kafede canlı müzik çalınamamasının nedeni olarak kısıtlamalara atıfta bulunuyor. Müzisyen, “Kafe Kaymakamlık lojmanının yanında. Kaymakam hiçbir canlı müziğe izin vermiyor, rahatsız oluyor. Bakanlığın yaptığı desibel ölçümüne rağmen belediye canlı müzik ruhsatı vermiyor. Sadece özel gün ve gecelerde bir günlük izinler alınıp verilebilir” dedi.

Erkan Sandık, müzisyenErkan Sandık, müzisyen

Bir kızı olduğunu belirten Sandık, “Annesiyle birlikte yaşıyor. Benim de kızım için maddi ihtiyaçlarım var. Ama iş varsa ben giderim, yoksa yatmamız gerekir” diyor.

Müzisyenlerin aldığı darbeden şikayetçi olan müzisyen, “İnsanların önce müzisyenleri kesmeleri alışkanlık haline geldi. Geçen yıl 700-750 lira alırken, bu sene herkesin harcamaları dört katına çıkmasına rağmen yine aynı geliri elde edebiliyoruz. Müzisyenlerin ortalama çalışma süresi sadece 3-4 aydır” dedi.

Tüm bu sorunların sebebini müzikalliğin bir meslek olarak tanımlanmamasına bağlayan müzisyen, örgütsüzlüğün ciddi bir sorun olduğundan bahsetmiştir.

BAZI GÜNLER 18 SAAT ÇALIŞIYORUM!

İstanbul Tuzla’da yaşayan 44 yaşındaki müzisyen Serhat Erkal, “5 yaşında bir oğlum var, evliyim. Oyunculuk yapıyorum, gitar dersi veriyorum ve ayrıca bir bilgisayar şirketinde çalışıyorum. “Bazı günler yaklaşık 18 saat çalışıyorum” diyor. Daha önce sadece müzisyen olarak geçimini sağlayan Erkal, pandemi döneminde zorunluluktan bilgisayar şirketine girdiğini belirterek, “O kadar çok çektim ki eve makarna alacak para bulamadım. Ama aynı zamanda bana biraz hırs da verdi.”

Serhat Erkal, müzisyenSerhat Erkal, müzisyen

Müzisyen, “Her gün yaşıyoruz” diyen müzisyen, “Biz 5 kişilik bir ekibiz. Hepsi farklı semtlerde oturuyor. Enstrümanlarımız olduğu için icra yapacağımız yere taksiye binmemiz gerekiyor. Enstrümanlar 5 bin liraya aldık şimdi 35 bin lirada bizim enstrümanımıza bir şey olursa bir daha alamayacağız bu yüzden toplu taşıma kullanamıyoruz mekanla ilgili ciddi sıkıntımız var hareket ediyorlar çok acımasızca, bu günlerde neden böyle olduklarını bilmiyorum”.

Erkal, müzisyenlere verilen pulun azlığından şikayet ederek, “Kadıköy’de müzisyenlere 200 lira, solistlere 350 lira veriyorlar. Davulcu Gebze’de yaşıyor. Ücreti 300 liradır. Piyasayı o kadar küçültüyorlar ki, insanlar buna katlanmak zorunda kalıyor. 2010 yılında müzisyenlere verilen yevmiye maaşı 250 ile 300 lira arasındaydı. Şimdi öyle. düşünüyorsun,” diyor. Müzisyen sözlerine şöyle devam ediyor: “Aramızda belli bir fiyatın altına inmemeye çalışıyoruz ama sadece müzikten para kazananlar ‘250 alsam kâr olur’ diye düşünüyorlar. Onlara da kızamayız. Nasıl kızabiliriz!”

Önerilen çözüm sorulduğunda, “Biz gerçekten çözülemez durumdayız. Hepimizin maddi desteğe olduğu kadar manevi desteğe de ihtiyacı var. Devletin de psikolojik desteğe ihtiyacı var.”

KÜÇÜK SAHNELER TEHLİKE

Canlı müziğin de sunulduğu Kadıköy’deki Karga Bar’ın yöneticisi Murat Seçkin, ekonomik krizden ciddi şekilde etkilendiklerini söylüyor. Seçkin, “Pandemiden önce de pek parlak değildim. Para kazanmak için yerin ürün satması gerekiyor. Ancak aylık zamlar nedeniyle bu iş imkansız hale geldi. Yüksek görünmesinin nedeni büyütmedir. Birçok yer bir veya iki yıldır fatura kesiyor. Üretim sürekli düşüyor” diyor.

Murat Seçkin, YöneticiMurat Seçkin, Yönetici

Küçük mekanların tehlikede olduğunu belirten işletmeci, “Aslında sponsoru olan veya fon sağlayabilecek mekanlar bu krizi atlatabilir ama diğer mekanlar ancak dayanışma ile ayakta kalabilir. Küçük sahnelerin sanatçıya tam olarak istediği damgayı verdiği bir ortamın sağlıklı bir şekilde elde edilebileceğini düşünmüyorum” diyor. Krizin ancak karşılıklı anlayışla aşılabileceğini söyleyen Seçkin, çözüm önerilerini şöyle sıralıyor: “Artık sanatçılar için standart, yaptığınız müzikten ziyade sosyal medya hesaplarınızı kaç kişinin takip ettiği. Çalıştığım yerde böyle bir beklenti yok. Mekanların biraz daha cesur olması ve bu riski alması gerekiyor. Ama mekanların bu riski aldığını ve bir miktar zarar gördüğünü bilen sanatçılar da bir ödül beklemeliler. Her iki taraf da empati yapmalı ve ortak paydada çalışmalı.”

Neden Birday?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının oluşmasına katkıda bulunmak, gerçeği halka ulaştırmaktır. Bu nedenle aboneliklerden elde ettiğimiz geliri daha iyi habercilik yapmak için kullanıyor, okuyucularımızın daha kaliteli ve güvenilir bilgi ile buluşmasını sağlıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmemiz gereken bir patronumuz yok; iyi ki hayır.

Bundan sonra da aynı sorumluluk duygusuyla yolumuza devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir günü kaçırmamak için

Bugün BirGün’e abone olun.

Bir gün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün Destek

Video haberleri için YouTube kanalımıza gidin. abone olmak

ADVERTISEMENT

About the author

admin

Leave a Comment