entertainments

Usta öğretmenler!

Written by admin

ADVERTISEMENT


Yazar

2022.06.14 06:30

abone ol

Google Haberleri

Erhan Karaesmen ile uzun zaman önce tanıştım. Sık görüştüğümüzü söyleyemeyiz ama izini hiç kaybetmedim. Ayrıca ara sıra beni aramayı da unutmadı. Sonunda bana kitabından bahsetti. Çocuklar (TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Ankara Şubesi oluyor) bana gönderirdi. Kitap nihayet BirGün gazetesinden bana geldi ve ‘Erhan Karaesmen’den Seçmeler’ (720 sayfa) aldım.

Ardından Erhan Hoca kendisini aradı ve 11 Haziran’daki kitap imzası ve söyleşisine davet etti. Bir önceki uzun ‘out’tan sonraki gün 8.4 tansiyonla ödüllendirilsem de Osmanlı hocam ve arkadaşım Uğur’u kandırdım. TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi’nin Karaköy’deki merkezine birlikte gittik. Sonuçta babam da inşaat mühendisiydi.

***

Profesör Erhan Karaesmen hiçbir zaman benim öğretmenim olmadı ama başkalarına da aktarmaktan çekinmediği engin bilgisiyle her zaman doğuştan öğretmen oldu. Hele o gün sınıfta, bütün öğrenciler arasında ‘Hocaların Efendisi’ tanımını sonuna kadar hak etmişti. Her şeyden önce, yoklama ile başladı. Önce ön sıradan “Burada mutlu musun?” dediğini duydum. “Buradayım,” dedim ona, o da ona seslendi. Sahnede devam etti. “Cem burada mı yoksa Semra burada mı?” vb. Ayrıca, okul okulu arıyordu. Örneğin, BU öğrenci anketi ODTÜ öğrenci anketi bitmeden başlamadı. Yurtdışından döndükten sonra ODTÜ’de çalışmaya başladı ve daha sonra İstanbul’da BÜ’ye taşındı. Halen ikisinde de ders veriyor.

Ardından, “Ankara’dan kimse var mı?” diye sordu. Burada Ankara ile tabi ki kitabın basımını gerçekleştiren İnşaat Mühendisleri Odası’nın Ankara şubesini kastediyoruz. oradaydı. Sonra hocanın ilgi alanları arasında müzisyenler ve ressamlar vardı. Ancak Doğan Hızlan’ın kitaptaki iki makalesinde dediği gibi Erhan Karaesmen, kendi alanının dışında bir alanla ilgili olduğu gibi bu alanlarda da derin bilgi birikimine sahipti. Cumhuriyetçi piyanist, öğretmen ve aydın Kamuran Gündemir üzerine, Ayla Erduran (“Müzik ve Keman”), Nuri İyem ve Selim Turan üzerine kitapları bulunmaktadır. “Sinan Teması Üzerine Çeşitlemeler” ve tabii ki teknik kitaplar yazdı. Varlık dergisi ile başladı ve uzun yıllar Cumhuriyet, Hürriyet Sahne, Sanat Çevresi gibi dergilerde yazdı. Yurtdışındaki eğitimini bitirip ODTÜ’ye geldikten sonra sık sık yurt dışına seyahat eder ve öğrencilerini de yanında götürürdü. Hatta konuşmacılardan biri “O zamanlar Erasmus yoktu, Erhan Hoca vardı” dedi.

Ekşi Sözlük’te “ODTÜ İnşaat Mühendisliği’nde dışarıya açılan kapıda duran kişiden” bahsedilmektedir.

***

O gün hiçbir şey söylemese de Mahalli İdareler Bakanlığı Müsteşarlığı döneminden (18 Ocak – Kasım 1979) beri biliyordu. Bakanlığın ilk, son ve tek Müsteşarıydı. Bakanlıkta siyaseti ve belediyeciliği en iyi anlayan herhalde oydu. Ayrıca sporu çok iyi biliyordu ve iyi makaleler yazdı. Örneğin, bir tenis makalesinde Nadal ve Agassi’nin çok iyi tenisçiler olabileceğini, ancak Sampras ve Federer’in harika tenisçiler olduğunu söyledi. Ron Laver’ı sahada gördüğü için şanslıydı. “Bir varmış bir yokmuş,” diyor meslektaşı Michael Oliva kitapta, “Chicago blues ve cazın başkentiyken, geceleri caz kulüplerini ziyaret eden uzun boylu bir basketbolcu, genç bir mühendis vardı.” Hocam kaçırmayın: “Sen Lakers’lıydın, değil mi?” söz konusu. “Döküyor!” Eh, farkındayız tabii…

Sahnede otururlarken, ikili, sevgili eşi Profesör Engin Karaesmen tarafından birbirine aşık oldu. Özellikle sınıf arkadaşları, öğretmenler ve aile bireyleri ile yapılan sohbetler fıkralarla dolu olduğu için çok eğlenceliydi. Mutlu bir toplumduk. Hocam en başından beri birbirimizi kaç yıldır tanıdığımızı söyleyerek beni üzse de dostlukta geçirdiğimiz yıllar sayılmaz.

Video haberleri için YouTube kanalımıza gidin. abone olmak

ADVERTISEMENT

About the author

admin

Leave a Comment