entertainments

Sanılanın aksine klasik müzik de gençler tarafından takip edilmektedir.

Written by admin

ADVERTISEMENT

50. yılını “İKSV demekten mutluyum” diyerek kutladığımız İKSV’nin mihenk taşlarından biri olan İstanbul Müzik Festivali bu yıl da 50 yaşına giriyor. Festival yöneticisi festival yolculuğuna yılmadan devam ediyor. Efruz Çakırkaya ile konuştuk

50 yıl demek kolay! Kalitesini bozmadan herhangi bir organizasyonu Türkiye’de uzun süre tutmak. Ancak Türkiye’de kültür sanat denilince akla ilk gelen kurum olan İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın tüm festivalleri aynı çizgiyi takip ediyor. Bunlar arasında Müzik Festivali’nin özel bir yeri vardır.

İKSV tarafından Borusan Holding himayesinde ve TC Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkılarıyla düzenlenen 50. İstanbul Müzik Festivali.Pazartesi günü AKM’de ödül töreni ve açılış konseri ile başladı. Bu gecenin spesiyalitesi sadece 50. yıl açılış töreni değil, yıllar sonra yeniden açılan AKM’deki açılış konseriydi.

Tüm bunları, festivalin bu yılki öne çıkan isimlerini ve Türkiye’de klasik müziğin değişen dinleyici kitlesini İstanbul Müzik Festivali Direktörü Efruz Çakırkaya ile konuştuk.

– Bu yıl festivalde 50. yıl yanılsaması var, daha 50 yıl daha diyorum ama sormadan edemiyorum, bunca yıl devam edebilmenin sırrı nedir?

Evet, 50 yıldır aralıksız bir festivalin devam etmesi gerçekten büyük bir başarı. Ondan doğan diğer festivaller de aynı şekilde devam ediyor. İKSV, değerli vizyona dayalı bir kuruluştur, yapısı çok önemlidir. Bağımsız olma durumu vardır. Hatta tüm faaliyetlerini özel sponsorluklarla tamamlıyor. Bu anlamda minnet duyduğumuz ve 50 yıldır bu festivallere destek veren firmalar, firmalar ve kurumlar var. Ve tabii ki her şeyi ilk başlatan ve ülkede ilk şenlik kültürünü kuran bir kurumdan bahsediyoruz. Böyle bir geçmişe sahip bir kurum, doğal olarak belli bir seviyenin üzerinde çalışmalar yapmakta ve bu algı ile devam etmektedir. “İKSV yaparsa en iyisini yapar” algısı da var. Aynı zamanda izleyicinin ilgisini çekmek ve bu sürekliliği sağlamakla da ilgilidir. Diyelim ki birçok faktör bir araya geliyor.

– Efruz, 14 yıldır İKSV’desin. Aslında bu 14 yıl Türkiye’de kültür-sanat için en zorlu yıllar. 14 yıl nasıl geçti? Kötü şeyleri zaten biliyoruz, ama ortada iyi olan ne? Pandemi sonrası seyirciyle fiziksel olarak buluşmak nasıl bir duygu?

İlk 10 yıl festivalin yönetmen yardımcısıydım ve bu 10 yılı önceki yönetmen sevgili Yeşim Güler Oymak ile geçirdik. Elbette ülkenin gündemi hiçbir zaman oturmaz ve bizden önce çok sayıda ekonomik şok ve kriz gördü ve üzerine inşa ettiğinizde insanlar bunun dışına çıkmayı öğreniyor ve o kasları inşa ediyorsunuz. Son iki yıldır yaşanan pandemi, festival tarihinde hiç görülmemiş bir şey ve biz de üstesinden geliyoruz. İlk yıl dijital bir program sunduk, geçen yıl tarihinde ilk kez açık havada düzenlenen festivalde seyircinin yarısını aldık. Bu yıl 50. yılımıza girerken normal hayatımıza dönmek, salonlara dönmek, harika senfoni orkestralarını görebilmek çok ama çok heyecan verici.

– AKM’ye dönmekten bahsetmiyorum bile…

Evet, Atatürk Kültür Merkezi, İstanbul Müzik Festivali’nin ibadet merkezlerinden biridir. Festivalin ilk yıllarından itibaren birçok hikaye dinledik, çünkü o zamanlar ilk festival biletleri AKM gişesinde satışa çıkıyordu. Ve bir gece önce sıraya giren, sandalyeleri ve çadırlarıyla bekleyen ve sabah ilk biletleri alan halkın hikayeleriyle bugünlere geliyoruz. Bu nedenle AKM, yıllardır beklediğimiz kültür ve sanatın merkezi oldu ve 50. yılımıza ulaştı. AKM’de altı harika konser izleyeceğiz. Tüm bu büyük orkestraların projelerini içeren etkinlikler AKM Türk Telekom Opera Salonu’nda gerçekleştirilecek. Kim; Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’na Gautier Capuçon, Bilkent Senfoni Orkestrası ve Fazıl Say, Deutsches Symphonie-Orchester Berlin ve Anna Prohaska eşlik ediyor. Sonunda o büyük senfoni orkestralarını AKM salonu sahnesinde göreceğiz. Tiyatrolarda da konserlerimiz var. Çocuklara ve ailelere yönelik bir proje, Eczacıbaşı Vakfı’nın yıldızlarla dolu oda müziği konseri AKM’de dinlemeye başladığımız konserler arasında yer alıyor.

“İstanbul Senfoni” Bilkent Senfoni Orkestrası ve Fazıl Say (Fotoğraf: Salih Üstündağ)

– Bu süreçte Türkiye’de klasik müzik daha da ötede olan bir müzik türüydü, bu 50 yılda festivalin başarısı nasıl oldu ya da son 14 yıldan bahsedecek olursak kendinizde neler gözlemlediniz? Gençler daha çok klasik müziğe ilgilerini artırdı mı?

Kurumlar tüm dünyada klasik müzik dinleyicisi yaşlanıyor diyerek işe bakıyor, yeni gençler bulmamız gerekiyor. İstanbul Müzik Festivali de bu şekilde hareket ediyor ve son birkaç yıldır özellikle çocuk projeleri ile genç kitleyi artırmaya çalışıyoruz. Ancak uzun süredir ev sahipliği yaptığımız hafta sonu klasikleri serisi ile daha önce klasik müzikle tanışmamış dinleyicileri, kamusal alanda ücretsiz konserler ile buluşturmaya çalışıyoruz. Ayrıca 2010-2011’den beri vermiş olduğumuz işler için de komisyonlarımız var. Bu anlamda klasik müzik literatürüne katkı sağlamaya çalışıyoruz. Bildiğimiz kadarıyla değil, Boğaziçi Üniversitesi radyosunun geçen hafta Türkiye’de düzenlenen en iyi müzik festivali olarak İstanbul Müzik Festivali’ni seçmesi beni ilk etapta şaşırttı. Çünkü daha çok gencin gittiği, bizimle birlikte koşan daha popüler kültürden adaylar vardı. Boğaziçi’nin çocuklarıyla konuştuğumda bu şaşkınlığı dile getirdim. Müzik Festivali’ni takip ediyoruz, yani gençler klasik müziği takip ediyor ve dinliyorlar dediler. bu yıl gençlik Genç Eczacıbaşı Bileti Bir projemiz var biliyorsunuz öğrencilere 10 TL konser bileti veriyoruz. Kabul konuşmamda bundan bahsetmeyi unuttum derken öğrenciler “bunu hepimiz biliyoruz”, “festival programını biz de biliyoruz, takip ediyoruz” dediler. Bu nedenle sanılanın aksine klasik müzik takip edilmektedir. Elbette klasik müziği sevmek için eğitim ve belli bir yaşa gelmek, belki de bu türü daha çok takip edip daha çok zevk almak gerekiyor. Ama bence Türkiye’de klasik müzik dinleyicisi sandığımız kadar yaşlı değil, tabii ki 35 ve 40 yaşlar artık yaşlı değil. O yaştakiler ve üniversite öğrencileri klasik müzik dinler ve festivalleri takip eder.

– Hiç klasik müzik konserine gitmemiş biri bu yıl hangi konserlere gitmeli?

Özellikle gençlerin dünyasında biraz daha dijitalleşme olduğu için iki özel etkinliğimiz var. Biri bir aile olayı gibidir; Fındıkkıran ve Ben, Tschaikovsky. Sahnede bir piyanist gösteri yapacak ve sahnenin önünde indirdiğimiz perdeye dijital içerik yansıtılacak ve üzerinde bir dansçı var. Sadece çocuklara değil gençlere de hitap ettiğini düşünüyorum. Ayrıca çok daha ilginç ve yenilikçi bir projemiz var. Bu projede, klasik müziğin en yaratıcı beyinlerinden Alice Sara Ott, müzikal yolculuğunun kendi hayatına yansımalarını toplayan albümü Echoes of Life’ın eşsesli projesini sunacak. Chopin’in prelüdleri ile Alicia’nın kendi yapıtlarının bir araya geldiği bir müzik ortamı var ve bu kapak başarılı Türk mimar Hakan Demirel’in dijital video yerleştirmesiyle birleşiyor. Sahne arkasında dev bir ekran olacak ve müziği dinlerken Hakan’ın yarattığı dijital mimari enstalasyonu göreceğiz. Bu konserde herkes kendi sanal yolculuğuna çıkacak ve eşsiz bir deneyim yaşayacak. Gençler için bir proje.

Alexandra Dariescu (Fotoğraf: Marc Allan)

– Bu projenin daha önce başka ülkelerde sergilendiğini hatırlıyorum…

Echoes of Life yeni bir proje. İlk çıkışını bu yaz yaptığı dünya turunda Türkiye’de yapacak. Birkaç Avrupa ülkesinde sunuldu, geçen hafta Japonya’daydı ve Haziran’da İstanbul’da olacak. Bu çok çok yeni bir proje, proje albümü Spotify’da da mevcut. Seyirci siz gelmeden dinlesin, daha sonra festivalde görüşürüz. Türkiye’de daha önce yapılmadı, çok yeni.

– Peki, festival için yapılan müzik seyirciden önce size ulaşıyor, ilk duyduğunuzda ne hissediyorsunuz?

Aslında önce bize gelmiyor, konser sırasında duyuyoruz. Çünkü eserlerin komisyonları ilk kez festivalde yapılıyor. Yani neler olduğunu bilmiyorsunuz ve bu harika bir duygu. Çünkü o parçayı sahnede dinleyeceğiniz andan önce çok büyük bir süreç var; işin devreye alınması ve yazımı… Halkla ilk kez duyuyoruz, çok heyecanlı bir an, çok duygusal. Festivalde bu yıl Türkiye’de iki yeni prömiyerimiz var. Vermiş olduğumuz iki işin sırası yapılacaktır.

Tekfen Filarmoni Orkestrası (Fotoğraf: Fatih Pınar)

– Hep prova kayıtlarının yolda olduğunu düşündüm.

Açıkçası talep etmiyoruz, o büyülü anın bozulmasını istemiyoruz. Bu harika bir duygu çünkü ilk kez halktan duymak bizim için bu deneyimi bozmak istemiyorum. İşlerden biri fiilen yapıldı, diğer küratörler tarafından kaydedildi ve bana da gönderildi. Ama duymadan direkt şoföre yolladım, duymak istemedim. Çünkü açıkçası, sahnede canlı dinlemek istiyorum. Bu nedenle, o duyguyu yerinde yaşamak en iyisidir.

– Yarının Kadın Yıldızları projesinden bahsetmek isterseniz, bu yıl proje kapsamında neler yapılıyor?

Evet, bu proje beşinci yılında. 2018 yılında Türkiye Sınai Kalkınma Bankası’nın destek ve iş birliği ile gerçekleştirdiğimiz ve çok değer verdiğimiz bir proje, Yarının Kadın Yıldızları Kadın Müzisyenleri Eğitimi Destekleme Fonu’dur. Uzun süredir bize burs başvurusunda bulunan genç müzisyenler var, bu proje yurtdışında çeşitli okullara kabul edilmiş veya halihazırda orada müzik bursu arayan müzisyenlere yardımcı olmak ve altyapı sağlamak amacıyla yapılmıştır. . . Ve 2018 yılından bu yana 53 genç müzisyenin eğitim ve mesleki hayallerine destek oluyoruz. Bu yıl 16 müzisyeni daha destekleyeceğiz. Kadın müzisyenlerin yetişmelerine, yarışmalara katılmalarına, orkestralara başvurmalarına veya bir enstrümana sahip olmalarına katkı sağlamak amacıyla düzenlediğimiz bu projenin konserine de festivalimiz ev sahipliği yapacak. Bunlar 16 müzisyenden oluşan küçük topluluklardır. Projenin bir kanaat önderi de var. İstanbul Borusan Filarmoni Orkestrası’nın baş kemancısı ve solisti Pelin Halkacı Akın, genç müzisyenlerle sahnede olacak.

– Gerçek şu ki festivali o kadar güzel anlatıyorsunuz ki neden devam ettiğini gördüm. Çok teşekkürler.

Teşekkürler. 24 Haziran’a kadar İstanbul’un birçok farklı yerinde farklı içerikte, farklı müzik türünde ve konserlerde farklı repertuar ve konserlerin gerçekleştirileceği festivalimize tüm müzikseverleri davet ediyorum. İKSV’yi birlikte coşkuyla, coşkuyla kutladığımız 50 yıl oldu.

Festival biletleri için Buraya Tıkla.

ADVERTISEMENT

About the author

admin

Leave a Comment