entertainments

RTÜK üyesi İlhan Taşçı, Müge Anlı’nın gösterisi için harekete geçti

Written by admin

ADVERTISEMENT

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) üyesi İlhan Taşcı, Müge Anlı’nın “Müge Anlı ile Tatlı Sert” programının “yayın etik ilkelerinin göz ardı edildiği” gerekçesiyle Üst Kurul gündemine alınmasını istedi. . yayın”.

Taşcı, talebiniz üzerine; “Gençlerin tüm hayatını etkileyecek ve geleceklerini şekillendirecek sınava hazırlanırken; Her ne kadar morallerini bozmamaları ve her türlü stresten uzak durmaları gerektiği bilimsel bir gerçek olsa da sunucu, hayatının travmasını yaşayan genç kadının bundan etkilenmeyeceğini, sanki bundan etkilenmeyeceğini yorumlayarak kendini haklı çıkarmaya çalışıyor. Bilimsel bir otoriteydi, bu travmayı korna ve öksürük sesine benzeterek, bunun yerine genç kadının evden kaçtığını anlatarak ikinci bir travmaya neden oldu, yayıncılık etik ilkelerini ihlal ettiği açık. genç kadını küçük düşürmeye çalışıyor.”

BAŞVURUDA NELER VAR?

CHP kontenjanından seçilen RTÜK üyesi İlhan Taşcı; 14-15 Haziran’da ATV’de yayınlanan Müge Anlı ile Tatlı Sert adlı programı Üst Kurul’a şikayet etti. Taşcı, dilekçesinde şu değerlendirmelerde bulundu:

“Müge Anlı’nın ev sahipliğinde, 14 ve 15 Haziran 2022’de yayınlanan, ATV logolu medya hizmet sağlayıcısında Pazartesi-Cuma 10:00’da yayınlanan ‘Müge Anlı ile Tatlı Sert’ programının bölümünde; Doğum anında aileye evlatlık verilmiş 18 yaşındaki kız çocuğunun aranmasına biyolojik anne ve iki çocuğu konuk olurken, genç kadın da programa telefonla katıldı.

Bu hafta sonu üniversite sınavına girecek olan genç kadın, doğal olarak biyolojik ailesine tepkisini dile getirdi ve onlarla görüşmek istemediğini belirtti. Müge Anlı genç kadının tepkisini onaylayarak, ‘Şu an çok sinirli, geceyi düşünüp ertesi gün tekrar görüşmek istiyor’ diyerek konuyu sonlandırdı. 15.06.2022 tarihli programda yine telefonla bağlanan genç kadın daha sakindi ancak biyolojik ailesiyle asla görüşmeyeceğini yineledi.

Daha sonra genç kadının şu anki amcası ve babası telefonla programa katılarak kızlarının biyolojik ailesine kavuşmasını istediklerini ancak zamanlamanın çok uygun olmadığını, genç kadının bu hafta sonu üniversite sınavına gireceğini, Bu olaydan dolayı bunalıma giren Müge Anlı, “Şimdi Ahmet Bey, kızınız altı ay önce evden kaçmadı mı? Kızınız altı ay önce mi evden kaçtı? Kızım zaten sınava çok fazla hazırlanıyor…, açık açık söyletme bana… Şimdi bir şey demiyorum, hepimiz birbirimizi tanıyoruz yani bu adamın da bir şeyi var, barınağa ihtiyacı var… Şimdi sınav haftası derken hiçbir şey olmamış gibi değil her şey gayet normaldi ama kızın kafası sınav haftasında karıştı üniversite sınavına çok girdim o da karışmıyor korna çaldığında sen Dışarıdan dikkati dağılmış, bilmiyorum ya da bilmiyorum Biliyorsan, sen e sorunun cevabını atlıyorsunuz, tıklıyorsunuz, tıklıyorsunuz, tıklıyorsunuz, cevabınızı kaydırmıyorsunuz, yana doğru öksüren biri dikkatinizi dağıtıyor, neden dikkatimi dağıtasınız ki? İki kere ikinin dört ettiğini biliyorsan, sırf yanındaki kişi öksürüyor diye dört kere beş yapamazsın. hiçbir şeyi etkilemediğini bilelim, hiçbir şeyi etkilemediğini anlayalım Allah sağlık versin sağlık sorununu bir tarafa bırakıyorum kim bilir sorunun cevabını kim bilir , dokunur, Knock Knock. O yüzden devam et, her şeyi açık açık söyletme bana…’.

“AÇIK OLARAK YAYIN ETİK İLKELERİNİ BİLMEDİĞİNİZ İÇİNDİR”

Söz konusu programda gençlerin tüm hayatlarını etkileyecek ve geleceklerine damgasını vuracak bu sınava hazırlanırken her türlü stresten uzak durmaları gerektiği bilimsel bir gerçek olsa da sunucu bu travmayı şöyle yorumlayarak kendini haklı çıkarmaya çalışıyor. eğer bilimsel bir otorite olsaydı hayatının travmasını yaşayan genç kadının bundan etkilenmeyeceği, yayının etik ilkelerinin ise öksürükle eş tutulduğu için göz ardı edildiği açıkça görülüyor. genç kadının evden kaçarak ikinci bir travmaya neden olduğunu ve genç kadını küçük düşürmeye çalıştığını anlatırken.

Söz konusu medya hizmet sağlayıcısının bu yayını; 6112 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrası; (c) bendinde yer alan “ırk, renk, dil”, “İnsan onuruna ve özel hayatın gizliliğine saygı ilkesine aykırı olamaz ve kişi veya kuruluşlarda eleştiri sınırlarını aşan zedeleyici, aşağılayıcı veya iftira niteliğinde ifadeler bulunamaz.” (e) bendinde yer alan ‘ ifadesi, ‘Din, milliyet, cinsiyet, engellilik, siyasi düşünce ve felsefi, mezhepsel ve benzeri nedenlerle insanlara karşı ayrımcılık yapan ve insanları aşağılayan yayınları içeremez ve teşvik edemezsin’ hükmünün açıkça ihlalidir. ‘.

Kanunun anılan maddeleri gereğince söz konusu yayına ilişkin değerlendirme raporunun ivedilikle hazırlanarak Üst Kurulun ilk toplantı gündemine alınması için gerekli işlemlerin yapılmasını arz ederim.”

ADVERTISEMENT

About the author

admin

Leave a Comment